Seyyidül istiğfar ve Diğer büyük İstiğfarlar

imagesSelamun aleykum kardeşlerim. istiğfar çeşitlerinden birtaneside seyyidül istiğfardır. etkili ve çok faydalı faziletler taşıyan seyyidül istiğfara bu konuda yer verdik. diğer birkaç istiğfar çeşidinide ekleyerek konumuzu düzenli hale getirdik. gerek kitaplardan olsun gerek internetten olsun derlediğimiz o istiğfarlar. dualarınızı eksik etmeyin selametle…

Konuyu okumadan önce Cübbeli ahmed hocamızın seyyidül istiğfar hakkındaki bilgileri izleminizi tavsiye ederim

Muhammed Mustafa (s.a.v.) buyuruyor ki:
“Bu Seyyîdül ‹sti¤far’› kim inanarak ve idrak ederek, karfl›-

›n› Allâh’tan bekleyerek, gündüz okursa ve gece olmadan

ce ölürse cennete gider… Ve gene, kim gece okur da, sabah

madan evvel ölürse o da cennet ehlinden olur.”

Seyyidül İstiğfar

Seyyidül İstiğfarın Arapça okunuşu ,yazılışı:istigfar

Seyyidül İstiğfarın Türkçe okunuşu, yazılışı:

“Allahümme ente Rabbî lâ ilahe illâ ente halaktenî ve ene abdüke ve ene alâ ahdike ve vâ’dike mes’tetâtü eûzü bike min şerri mâ sanâtü ebû’ü leke bi-nîmetike aleyye ve ebû’ü bizenbî fağfirlî zünûbî feinnehû lâ yağfıruz-zünûbe illâ ente bi’rahmetike yâ erhamer’râhimîn”
Ma’nâsı: “Allah’ım! Sen benim Rabbimsin Senden başka (ibâdete lâyık) hiçbir ilâh yoktur Ancak sen varsın Beni sen yarattın Şüphesiz ben senin kulunum Gücüm yettiği kadar, Zât-ı Ecelli âlâna verdiğim sözde durmağa çalışıyorum Ya Rabbi! işlediğim günahların şerrinden sana sığınıyorumBana lütuf ve ihsan buyurduğun nimetleri ikrar ve itiraf ediyorum, günâhlarımı da itiraf ediyorum Yâ Rabbi! Beni mağfiret buyur (günâhlarımı bağışla), zira senden başka günâhları bağışlayacak (mağfiret edecek, af edecek) yoktur”

Ve diğer Büyük istiğfarlar:

Allâhümme lekel hamdu lâ ilâhe illâ ente rabbî ve ene abdûke âmentü bike muhlisan leke fiydiynî inniy esbahtü (emseytü) alâ ahdike ve va’dike mesteta’tü etûbü ileyke min seyyii amelî ve estağfirüke bizunûbilletiy lâ yağfirühâ illâ ente.

Bilgi:

“Vallâhi de billâhi de, her kim bu istiğfarı sabah akşam üçer kere okursa, o mutlaka cennete girer.”

Rabbi inniy zalemtu nefsiy zulmen kebiyra, ve lâ yağfiruz zunûbe illâ ente, fağfirliy mağfireten min indike, verhamniy, inneke entel Ğafûrur Rahıym.

Anlamı:

Rabbim, nefsime büyük zulümde bulundum (nefsimin hakikatinin hakkını veremedim), bu suçumu da senden gayrı bağışlayacak yoktur. İndînden gelen bir bağışlayıcılıkla beni bağışla, merhamet et, şüphesiz ki sen bağışlayıcı ve Rahıym’sin.

Bilgi:

Hazreti Ebu Bekir Sıddîk (Allâh razı olsun ondan) sordu Rasûl AleyhisSelâm’a:

“Yâ Rasûlullâh, namazdan çıkmadan evvel ne okuyayım?” Namazlarda, selâm vermeden evvel okuması için Efendimiz Rasûlullâh AleyhisSelâm da Hazreti Sıddîk‘a bu istiğfarı öğretti.

Hazreti Sıddîk da namazlarda selâm vermeden önce bu duayı okurdu…

Allâhümmağfirliy hatıy’etiy ve cehliy ve israfiy fiy emri; ve ma ente â’lemu bihî minniy… Allâhümmağfirliy hezliy ve ciddiy ve hataiy ve amdiy ve küllü zâlike indiy.

Anlamı:

Allâh’ım, hatalarımı, cehaletimi, emrinde haddi aşmamı bağışla ve benden daha iyi bildiğin hatalarımı da. Allâh’ım, lâtifeyle yaptığımı, ciddi olarak yaptığımı, bilmeyerek veya kasten yaptığım yanlış hareketlerimi de bağışla. İtiraf ediyorum ki bunların hepsi de bende mevcut!

Bilgi:

Rasûlullâh AleyhisSelâm’ın ashabından Ebu Musa el Eşarî (r.a.), Efendimiz’in böyle istiğfar ettiğini bize naklediyor.

“Ebu Bekir’in imanı terazinin bir kefesine, bütün müminlerin imanı da terazinin öbür kefesine konsa; Ebu Bekir’in imanı ağır basar.” buyuran Rasûlullâh (s.a.v.)’in öğrettiği bu istiğfardaki incelik nedir acaba?

Bu istiğfarda geçen “min indike” yani “indînden” hitabı işin “sır” noktasını meydana getirmektedir…

Tasavvufta, “mâiyet sırrı” denilen hususa işaret eden “ind” tâbiri Türkçe’ye “katından” diye çevrilmektedir ki, bu asla yeterli olmayıp; bilakis konunun inceliğini örtmektedir.

Zâhir vardır, bâtın vardır, Ledünn vardır…

Ledünn kelimesiyle işaret edilen her şey, o kişinin Zâtından açığa çıkan Allâh’ın kudretine işaret eder ki; buna şöyle de diyebiliriz… Hikmet sisteminde açığa çıkan kudret sırrı!..

“Dünya” hikmet yurdudur. Her şey bir sebeple, bir vesile ile oluşur. “Âhiret” denilen ölüm ötesi yaşam ise kudret yurdudur; orada hikmet kuralları dünya fizik kanunları geçerli olmaz…

İşte mukarreblere dünyada ikram kabilinden gelen “Ledünn” nimeti ile kudret sırları seyredilir.

İstiğfarda da bağışlamanın “Allâh” indînden talep edilmesi demek; beşerî kusurların örtülerek,hakikat nûrlarının “nefs”inde ortaya çıkmasını talep etmek demektir. Kalem, bundan ötesini satırlara dökmeye yetmiyor. Bağışlayın. Elbette ârif olan anlayacaktır işaretimizi…

Allâhümmağfirliy hatıy’etiy ve cehliy ve israfiy fiy emri; ve ma ente â’lemu bihî minniy… Allâhümmağfirliy hezliy ve ciddiy ve hataiy ve amdiy ve küllü zâlike indiy.

Anlamı:

Allâh’ım, hatalarımı, cehaletimi, emrinde haddi aşmamı bağışla ve benden daha iyi bildiğin hatalarımı da. Allâh’ım, lâtifeyle yaptığımı, ciddi olarak yaptığımı, bilmeyerek veya kasten yaptığım yanlış hareketlerimi de bağışla. İtiraf ediyorum ki bunların hepsi de bende mevcut!

Bilgi:

Rasûlullâh AleyhisSelâm’ın ashabından Ebu Musa el Eşarî (r.a.), Efendimiz’in böyle istiğfar ettiğini bize naklediyor.

“…Allâh senin geçmiş ve (fethe rağmen oluşacak) gelecek tüm zenbini (bedenselliğini doğal getirisi perdeliliklerini) mağfiret eder (örter) ve sana olan nimetini tamamlar…” âyeti Kur’ân-ı Kerîm‘in Feth Sûresi’nde (48.Feth: 2) yer alırken; gene de Rasûlullâh (s.a.v.) Efendimiz bu şekilde istiğfara devam ediyor… Acaba niçin? Bunu biraz düşünmemiz gerekmez mi?

Konunun derinliklerini bir yana bırakırsak, en azından, sınırlı ve kusurlu varlıklar olarak,“halifetullâh” olmaya yakışmayan davranışlar içindeyiz… Ve en tabii yaşantımız içinde dahi, yani yukarıda sayılan hâllerde dahi, hakikatimizin hakkını edâ edememek yüzünden nefsimize zulmetmekteyiz. Ve unutmayalım ki, sadece Dünya’da birtakım çalışmalar yaparak ölüm ötesi sonsuz yaşamın sonsuz güzelliklerini elde etme imkânına sahip olabileceğiz.

Öyleyse, elden geldiğince, Dünya’da bırakıp gideceğimiz ve bir daha hiç aklımıza gelmeyecek şeyler için tüm beynimizi harcayacağımıza, hâllerimizin ardına geçip, öze yönelelim; ve noksanlarımızı idrak edelim.

Estağfirullâhelleziy lâ ilâhe illâ Hû, el Hayyul Kayyûmmu ve etûbu ileyh.

Anlamı:

Bağışlanma diliyorum. Allâh’tan ki, tanrı yoktur, Hayy ve Kayyum olan sadece O vardır. Tövbem O’nadır!

Bilgi:

Rasûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Kim, ‘Tanrı yoktur Hayy ve Kayyum olan O vardır. Bağışlanmayı Allâh’tan dilerim, tövbem O’nadır…’ derse, savaştan kaçmış bile olsa günahları bağışlanır.”

Aralık 19, 2012 tarihinde Dualar, Zikirler içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: